Hasan Hastürer 30.07.2010
Rüzgara karşı tükürmeyi durdurun...
UBP, sinsi sinsi hazırlanıp toplumsal huzura bomba atmıştır.
Meclis gündemine kadar taşınan gelişmelere gösterilen tepkinin altında geniş kesimlerce adil bulunmaması da yatar.
Eğer özveri gereksinimi varsa bu özveri toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak şekilde düzenlenmelidir.
Şu an için gündeme gelen değişiklik önerileri tek yanlıdır, çalışanların lokmasının küçülmesi üzerine bina ediliyor. Bu böyle görülüyor ve öyle olmadığı inandırıcı şekilde gösterilemiyor.
Atılan adımların adil olduğu kabul edilmediği sürece her gün huzursuzluk daha da artarak sosyal patlama noktasın gelecek.
UBP, cesaret örneği mi gösteriyor?
Hayır.
Cesaret örneği göstercek olsa 2009 Nisan’ında, 2010 Cumhurbaşkanlığı seçiminde ve ardından 2010 yerel seçimi ve milletvekilliği ara seçiminde göğsünü gere gere şimdi yapmaya çalıştıklarını topluma söyler ve ona göre oy isterdi.
* * *
UBP’yi anlamaz değilim.
UBP devletin giderlerini karşılayacak ekonomik hareketliliği sağlayamayacağını, giderleri karşılayacak kadar gelir operasyonu yapamayacağını anladığı için çareyi kamu çalışanları ve emeklilerin gelirlerini azaltmada gördü.
Tabii bu da çözüm olmayacak.
Şimdi iktidara bir anlamda “cibbana” tuttanlara da sıra gelecek.
* * *
UBP, hükümeti için tuzağın ne olduğu belli.
Ülkede yeni iş olanakları yaratılmadığı için işssiz olanlar kamuda çalışanların aldığı her kuruşa “Helal olmayan” kazanç olarak bakıyor.
Özel sektörün çalışma koşulları albeniden uzak olduğu için özel sektör çalışanları da kamu çalışanlarının karşısındadır.
Hükümet edenler toplumun kamplaşmadan öte, ötekileşip, düşmanlaşmasından medep ummakta, bu medetle iletişim kapılarını kapayıp, rüzgara karşı tükürerek yoluna devam etmeyi deniyor.
Hükümetin yapması gereken RÜZGARA KARŞI TÜKÜRMEYİ DURDURMAKTIR.
Aslında gazetenin etik çizgisini zorlama kaygım olmasa RÜZGARA KARŞI TÜKÜRMEK YERİNE, RÜZGARA KARŞI YAPILAN BAŞKA BİR ŞEYİ YAZACAM.
Eminim ne demek istediğim çok net olarak anlaşılmıştır.
* * *
Meclis Çalışanlarının grevi nedeniyle dünkü Meclis Oturumu yapılamadı.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, bugün olağanüstü toplantıya çağrıldı.
Meclis Başkanı Hasan Bozer’in milletvekillerine gönderdiği toplantı çağrısında, Cumhuriyet Meclisi’nin, Bakanlar Kurulu’nun istemi üzerine “Birleştirilmiş Gelir Vergisi (Değişiklik No:2) Yasa Tasarısı; Emeklilik (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Katma Değer Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarsını görüşmek üzere bugün toplantıya çağrıldı.
UBP’nin bu tavrı bir kararlılık mı yoksa çalışanların geniş kesiminin reaksiyonuna rağmen bir İNAT mıdır?
Bana sorarsanız bu bir İNATTIR.
Bana sorarsanız bu bir ZORLAMADIR.
* * *
Ticaret Odası’ndan dün yapılan açıklamayı dikkatle okudum.
Ticaret Odası’nın penceresinden bakıldığı zaman yapılan açıklama mantıki. Ancak gerginlik, kutuplaşma ve düşman kamplar yaratma noktasına gelindiği zaman iletişim hatları kopar herkes tarafını alır.
Gelinen noktada yapılacak olan tektir.
UBP hükümeti gündeme getirdiği ve toplumda rahatsızlık yaratan tüm yasal düzenlemeleri geri çekip hızla ilgili sivil toplum örgütleriyle tartışarak fedakarlığı geniş tabana yayarak adım atmalıdır.
Bu çok mu zordur?
Hayır zor değildir.
Mutlaka yapılması gereken yanıyla hiç gecikmesiz atılması gereken adımdır.
* * *
Hükümetin kapalı kapılar ardındaki niyetini biliyorum.
Özel sektöre yönelik yapılacak düzenlemelerin güneyle rekabeti olumsuz etkileyip satın alma noktasında güneye kaçışı hızlandıracağı korkusu var.
Bu korku bir yere kadar haklıdır.
Kayıt dışı ekonomimin ulaştığı büyük boyut hükümetin önceliği kamuda gider azalmada görmesininin yanlışlığını yolun başında sırıtma noktasına taşımıyor mu?
Daha öncede defalarca vurgu yaptım. Kamu çalışanları ve emekliler örneğin sağ eliyle aldığını sol eliyle çarşıya aktarıyor.
Önemli olan paranın hangi ellerden kaydığı değil, kimlerin cebine düştüğüdür.
* * *
UBP, sinsi sinsi hazırlanıp toplumsal huzura bomba atmıştır.
Meclis gündemine kadar taşınan gelişmelere gösterilen tepkinin altında geniş kesimlerce adil bulunmaması da yatar.
Eğer özveri gereksinimi varsa bu özveri toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak şekilde düzenlenmelidir.
Şu an için gündeme gelen değişiklik önerileri tek yanlıdır, çalışanların lokmasının küçülmesi üzerine bina ediliyor. Bu böyle görülüyor ve öyle olmadığı inandırıcı şekilde gösterilemiyor.
Atılan adımların adil olduğu kabul edilmediği sürece her gün huzursuzluk daha da artarak sosyal patlama noktasın gelecek.
Günün sözü:
Yanlış hesap, hesap bozar