Hasan Hastürer 22.07.2010
KTHY’nın bedelini karar vericiler ödeyemeyecek...


Peki gelinen noktada KTHY’den kurtarılacak hiç bir değer kalmadı mı?
Hiç olur mu kalmadı.
Atlasjet’le yapılan yazılı antlaşma ortada olmadığına göre çok büyük olasılıkla sözlü antlaşmayla bu işleri götürüyorlar.
KTHY’yi tasfiye etmeye hazırlananları durdurmak bir çaredir.
En azından Kuzey Kıbrıslı bir yeni şirket kurulup uçuş hakları oraya devredilir ve yeni ama bizim olan KTHY yeniden uçmaya başlar.
Bu gerçekten olabilirdir.
Yeter ki niyet olsun.
Bizi yönetenlerin niyeti olmadığını biliyorum, çekilsinler kenara buna hayat verecek dinamik yapı hem KTHY hem de Kıbrıs Türk Halkının içinden mutlaka çıkar.



Kıbrıs Türk Hava Yolları (KTHY) dosyası kendini özgüdür.
Bu dosya kolay kolay kapanacak mı?
Kesinlikle kapanmayacak.
Çok iddialı algılanabilir ama herkes bir kenara not etsin KTHY’yi ortadan kaldırma anlamına gelen son operasyona onay verenlerin tümü hayatta oldukları sürece sorgulanacak ve hatalı kararlarının bedelini ödeyemeyecekler.

*             *           *

Dün KTHY ile ilgili bir sohbet yaptım.
Sohbetten öteydi aslında buluştuklarımla yaptığım.
Aralarından biri anlattı:
“ Geçtiğimiz günlerde İstanbul’dan Kıbrıs’a gelmek için THY uçağına bindim. Uçak kalkış için pist başına giderken havaalanının bir köşesinde bayrak taşıyıcı KTHY uçaklarından birini gördüm. O an neler hissettiğimiz çok iyi anımsıyorum ama anlatmama kelimeler yetmez. O an canımdan can kayıp gitti.”

*              *            *

Ortada akıl almaz bir karmaşa, toz duman ve kapalılık var.
KTHY’nin tasfiye süreci seslendiriliyor.
Atlasjet’le varılan bir anlaşmadan bahsediliyor.
Bu anlaşma sıradan bir anlaşma değildir.
Çok ama çok önemlidir.
Peki KTHY ile Atlasjet arasında en yetkili ağızların da bahsettiği yazılı antlaşmayı gören var mı?
Henüz yok.

Nerede saydamlık, açıklık ve hesap verebilirlik?
Atlasjet’in patronları hiç ama hiç alınmasın.
Atlasjet şu ana kadar sergilediği performansıyla bu işi zor götürür. KTHY’nin biletli yolcularını taşımaya çalışıp, parasını alacak. O kadar.
Sonrasında bu Atlasjet, Kuzey Kıbrıs piyasasında THY ve Pegasus’la rekabet edemeyecek. KTHY ile gönül bağı olan yolcuların Atlasjet’i kabullenme şansı da az.
Böyle olunca KTHY’nin Mayıs’ta yüzde otuz, Haziran’da yüzde yirmi olan payı Atlasjet’le yüzde onun altına düşer.

*               *              *

Peki ne yapılmalı?
Aslında siyasi erki elinde tutanlar KTHY’nin varlığını fiilen sonlandırmak için ellerinden geleni arkalarına koymuyor.
Bir kez KTHY’nin en zor dönemde bile imajı bu denli yaralanmadıydı.
Bunca yıl uçup, Allaha şükür bir tek kazası olmayan, ekonomik sıkıntılarına rağmen uçuş güvenliğinde en ön sıralarda yer alan KTHY iktidar edenlerin eliyle arkadan hançerlendi.
“CTP zamanında KTHY’nin borcu şurdan şurayı çıktıydı.”
Geçin bunları.
KTHY’nin varlığına son verenler bugünün iktidar sahipleridir.
Tarihe de bu böyle geçecek.

*               *              *

Eğer Ankara’da birilerinin Atlasjet için yaptığı ince hesapların, ince ayarların suç ortaklığına yatılmasaydı inanın bana her şeye rağmen KTHY bal gibi kurtarılırdı.

Dün sabah Genç TV'de Canan Onurer’in programında anlattı.
Akılcı yaklaşımla KTHY kendi kanatlarıyla çok rahat uçardı.
Uzman olmadığıma vurgu yaparak dün sabah söylediklerimi - sırf niyet olsa çıkış yolunun varlığını anlatmak için - yinelemek isterim.
CAS’a gidecek olanlar ki sayıları 150 civarındadır. Güvence verilerek gitmeleri sağlanabilirdi.

Eğer hedef çalışan sayısını 400 civarına indirmekseydi, 150 dolayında bir azaltma için gönüllü işten ayrılma koşulları yaratılabilirdi.
Bu nasıl olurdu?

Mevcut sosyal güvenlik sistemi için KTHY çalışanlarının da ihtiyat sandığı ve benzeri alacakları var. Gönllü işten ayrılacak olanlar alacakları paraya yüzde on veya bir miktar yukarı bir ekleme önerilebilirdi.
Ve buna ek dört ay tam, dört ay yarım, dört ay da çeyrek maaş önerilerek, gönüllü işten ayrılmak isteyenlere bir albeni yartılırdı.
Buna benzer örnekler batıda çalışan azaltmasına giden işyerlerinde vardır.

Şimdi birileri çıkıp “Bu kaynak nereden bulunacaktı?” sorusunu sorabilir.
Şu an KTHY’nin tasviyesi aşamısında kaçınılmaz bir bedel var. Bu bedel zaten ödeniyor. Bilet fiyatlarındaki artışla vatandaşın cebinden çıkan parayı da ekleyin, benim seslendirdiğim çözüm modeli için gerekli paranın belki de fazlasına ulaşılır.

Bunlar benim aklıma niye geliyor da sorumlu konumda olanların gelmiyor? Çünkü onlar Ankara’dan aldıkları telkine uygun hareketin dışında bir arayışa gidemez.
Onlar, KTHY’nin varolmasını, bayrak taşıyıcı olarak uçmasını gaile edinmedi.
Onlar, sırtını topluma dönerek siyaset yapmayı tercih ettiler.

*               *            *

Peki gelinen noktada KTHY’den kurtarılacak hiç bir değer kalmadı mı?
Hiç olur mu kalmadı.
Atlasjet’le yapılan yazılı antlaşma ortada olmadığına göre çok büyük olasılıkla sözlü antlaşmayla bu işleri götürüyorlar.
KTHY’yi tasfiye etmeye hazırlananları durdurmak bir çaredir.
En azından Kuzey Kıbrıslı bir yeni şirket kurulup uçuş hakları oraya devredilir ve yeni ama bizim olan KTHY yeniden uçmaya başlar.
Bu gerçekten olabilirdir.
Yeter ki niyet olsun.

Bizi yönetenlerin niyeti olmadığını biliyorum, çekilsinler kenara buna hayat verecek dinamik yapı hem KTHY hem de Kıbrıs Türk Halkının içinden mutlaka çıkar.

Günün sözü:

Çare üretmeyen, dert üretir
Abdest alan donuna, namaz kılan canına / 09.09.2010 / Hasan Hastürer
Çakıcı’yı yargısız infaz etmem... / 08.09.2010 / Hasan Hastürer
Siyasetten yoksun siyaseti, izlemek... / 07.09.2010 / Hasan Hastürer
Ayinesi iştir Suat Hoca’nın... / 06.09.2010 / Hasan Hastürer
Lurucina’dan Akıncılar’a hüzünlü yolculuk sürerken.... / 04.09.2010 / Hasan Hastürer
Hem gurur duydum, hem de üzüldüm / 04.09.2010 / Hasan Hastürer
Yaşama sahip çıkmak nedir? / 03.09.2010 / Hasan Hastürer
Küçük ama anlamlı adımlar (*) / 02.09.2010 / Hasan Hastürer
On iki ay ve her yerde turizm... / 01.09.2010 / Hasan Hastürer
Hem sağlık ve hem cep için tehdit... / 31.08.2010 / Hasan Hastürer
Tavuk etinin de tadı tuzu kalmadı... / 30.08.2010 / Hasan Hastürer
Altmış dokuz yaşında deli dolu bir yürek... / 29.08.2010 / Hasan Hastürer
“Bu mahcubiyet bitmeli..” / 27.08.2010 / Hasan Hastürer
Yazıklar olsun bunlara!!! / 26.08.2010 / Hasan Hastürer
Bekara eş boşamak kolaydır... / 24.08.2010 / Hasan Hastürer
Bu gidişatın sonu üniversitelerimizin cenaze namazıdır... / 23.08.2010 / Hasan Hastürer
Bir bilenle konuşmanın farkı... / 22.08.2010 / Hasan Hastürer
Dünya standardında banka olmak... / 21.08.2010 / Hasan Hastürer
Yanarım yanarım, neye yanarım bilir misiniz? / 20.08.2010 / Hasan Hastürer
İddaa, gözünü KKTC’ye dikmişken... / 19.08.2010 / Hasan Hastürer
Utanma duygusu insana mahsustur / 17.08.2010 / Hasan Hastürer
Aralık, kapının ardında... / 17.08.2010 / Hasan Hastürer
“Denktaş Bey’den sonra halimiz ortada...” / 16.08.2010 / Hasan Hastürer
Bağışıklık kazanmak büyük tehlike... / 15.08.2010 / Hasan Hastürer
Mehmet Tancer, bu rezilliği zor kaldırır diye düşünüyorum... / 14.08.2010 / Hasan Hastürer
Genel istek üzerine “Politikanın Fahişeleri” / 13.08.2010 / Hasan Hastürer
Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın penceresinde... / 12.08.2010 / Hasan Hastürer
Eğer KKTC Hukuk Devletiyse... / 11.08.2010 / Hasan Hastürer
Son sözü yargı söyleme noktasına yürünürken... / 10.08.2010 / Hasan Hastürer
Düşmanlık ezeli ve ebedi olmamalı... / 09.08.2010 / Hasan Hastürer
Google