Hasan Hastürer 16.07.2010
DAÜ, bu gerginliği kaldıramaz...
Gelinen noktada aklın yolu neyi işaret ediyor?
Yargı defteri kapatılıp ortak akıl yoluyla DAÜ için çıkış yolu DAÜ içinde konuşularak bulunmalıdır.
Bu yol nedir?
Hiç zaman kaybı olmadan bizzat Prof. Dr. Ufuk Taneri, senatoyu toplantıya çağırıp konuyu masaya yatırmalı. Eğer senatoyu göreve devam etmesi konusunda ikna edemezse hiç bir zorlama yapmaksızın kendisi istifa etmelidir.
Zamana oynayıp, karar verici noktalarda, senato üyelerinde isim değişikliklerine gidilmesi DAÜ’nün köküne kezap suyu dökmekle eş değer taşır.
Ufuk Taneri, kararlı ya da zorlayıcı bir duruşla DAÜ Rektörlük koltuğunda bir süre daha oturabilir. Ancak DAÜ ailesinin içten desteği olmadan, zorlamayla o koltukta oturmak bugün değilse yarın, yarın değilse bir sonraki gün Prof. Dr. Taneri’nin çok daha derin olumsuz izler bırakarak kaybetmesi durağına kendini ulaştıracaktır.
Yüksek İdare Mehkemesi, tek yargıç olarak Yüksek Mahkeme Yargıcı Necmettin Bostancı’nın açıklanan kararıyla Prof. Dr. Ufuk Taneri’nin DAÜ rektörülüğünden alınma kararını geçersiz saydı.
Doğal olarak da Prof. Dr. Abdullah Öztoprak’ın rektörlüğe atanması kararı da ortadan kalktı.
* * *
DAÜ ailesi kararı coşkuyla karşıladı mı?
Hayır karşılamadı.
Ciddi sorunlarla yüz yüze olan DAÜ şimdi çok ciddi yeni bir sorunla ve buna bağlı gerginlikle yüz yüzedir.
Sorun, her hangi bir bölümde herhangi bir hocayla ilgili değil.
Sorun, DAÜ’de en önemli görev noktasında, rektörlüktedir.
Sorunları yığılmış DAÜ bu gerginliği taşıyamaz, çökme yıkılma noktasına gelir.
* * *
Bir kere bu noktada şunu not edelim ya da altını çizelim.
Taneri’nin görevden alınıp yerine Öztoprak’ın atanması bir partinin siyasi hesaplı iradesi değildi.
DAÜ içinde neredeyse tüm görüşlerin uzlaşısıyla Taneri görevden alındı Öztoprak rektör oldu.
Bu nedenledir ki Taneri’nin görevden alınmasına DAÜ’den sahiplenmeyi yansıtan bir tepki hiç olmadı.
* * *
Peki Ufuk Taneri, yargıya başvurma noktasında haklı mıydı?
Evet haklıydı hem de çok haklıydı.
Neden?
Yükek Mahkeme Yargıcı Necmettin Bostancı’nın kararında da ifade ettiği gibi Taneri’nin görevden alınmasındaki gerekçeler, “Ağır itham edici ifadelerdi”.
Taneri, susup, çantasını, ceketini alıp gitmiş olsaydı o ağır ithamları kabul etmiş olacaktı.
Kabul etmesi mümkün olmadığına göre tek seçeneği yargıya başvurmaktı.
Aslında olaya biraz dıştan ya da yukardan bakıldı zaman Taneri için rektörlük görevine yeniden dönmekten çok daha önemli olan hakkındaki ağır ithamları yargı yoluyla sıfırlamak, silmekti.
Karar sonrası yansıttığı sevincin altında da yatan en önemli nedenin bu olduğuna içtenlikle inanırım.
* * *
Tek yargıçtan oluşan Yüksek İdare Mahkemesi, DAÜ Senatosu ve Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) kararlarını usül ve şekle ilişkin iptal etmiştir.
DAÜ senatosu ve Vakıf Yöneticiler Kurulu, hem DAÜ içinden, hem de siyasi çevrelerden alınan destekle acele ile hareket edip bozulması kolay karar vermiştir.
7 Eyül 2009’da senato toplantısı istendi. O dönemim Rektörü Taneri, “Gündeme göre hazırlanmak için 30 Eylül uygun tarihtir “ diye yanıt verdi. Makul süre içinde Rektör, Senatoyu toplantıya çağırmazsa Senato rektörsüz de toplanabilir. Bu makul süre çalışmadı.
Vakıf Yönetim Kurulu toplantısına da Rektör yoktu. VYK böyle önemli bir karar verirken toplantısının detayı tutanaklara geçirilmedi.
Gerekçeler ise yargı aşamasında soyut nitelenecek içerikte, dahası ağır itham edici bulundu.
* * *
DAÜ Rektörlük koltuğundaki performansıyla ilgi Taneri’yi sorgulayacak bilgi birikimim yok.
Ancak Taneri, görevden alındıktan sonra bir Allahın kulu da çıkıp, “Haksızlık yapıldı” demedi.
Peki şimdi ne yapılmalı? Taraf konumunda olanlar nasıl davranmalı?
Ufuk Taneri, “Yargı kararını verdi, ben burdayım, beni istemeyenler gitsin” diyemez. Demeye kalkarsa çok ciddi ve DAÜ’ye zarar verici bir sürece girilir.
Hukuki süreç açısından teknik olarak iki işlem yapılabilir. Bir... Üç Yüksek Mahkeme Yargıcı’ndan oluşan ve istinaf aşaması olan Yüksek İdare Mahkemesi’ne istinaf dosyalanması.
İki... Tek yargıçtan oluşan Yüksek İdare Mahkemesi kararıyla ilgili Yürütmeyi Durdurma kararı talep etmek. Yazımı yazarken bu konuda başvuru yapıldığı ve bugün 09.00’da görüşeleceği bilgisini aldım.
Bu satırları yazmadan önce dersimi çalışırken öğrendim ki emsal teşkil edecek böyle bir karar örneği bizde yok. Yani Ufuk Taneri, şu an için DAÜ Rektörüdür.
İstinaf edilirse de, istinafın ne kadar zamanda görüşülüp karara varılacağı bilinmezdir.
Bu bilinmezlik içinde çok kritik dönemden geçen DAÜ yaşamsal zarar görür.
* * *
Gelinen noktada aklın yolu neyi işaret ediyor?
Yargı defteri kapatılıp ortak akıl yoluyla DAÜ için çıkış yolu DAÜ içinde konuşularak bulunmalıdır.
Bu yol nedir?
Hiç zaman kaybı olmadan bizzat Prof. Dr. Ufuk Taneri, senatoyu toplantıya çağırıp konuyu masaya yatırmalı. Eğer senatoyu göreve devam etmesi konusunda ikna edemezse hiç bir zorlama yapmaksızın kendisi istifa etmelidir.
Zamana oynayıp, karar verici noktalarda, senato üyelerinde isim değişikliklerine gidilmesi DAÜ’nün köküne kezap suyu dökmekle eş değer taşır.
Ufuk Taneri, kararlı ya da zorlayıcı bir duruşla DAÜ Rektörlük koltuğunda bir süre daha oturabilir. Ancak DAÜ ailesinin içten desteği olmadan, zorlamayla o koltukta oturmak bugün değilse yarın, yarın değilse bir sonraki gün Prof. Dr. Taneri’nin çok daha derin olumsuz izler bırakarak kaybetmesi durağına kendini ulaştıracaktır.
* * *
Yazıma noktayı koymadan bir vurgu daha yapayım. Avukat Hasan Beydağlı’yı davadaki başarısı nedeniyle kutluyorum.
Günün sözü:
Yargı kararı, uzlaşıyla buluştuğu oranda sahiplenilir