Hasan Hastürer 01.07.2010
UBP, toplumun üzerine lambasuyu döküyor


Emeklilerden vergi alınırdı, alınmazdı tarışması bugün için yazımın dışındadır.
Okurlar mutlaka farkındadır, uzun zamandır siyasi ahlak üzerinde inatla duruyorum.
KKTC’nin Başbakanı olmak önemli bir şey olmalı.
O makama oturan kişi de ne konuştuğunu bilecek. Ağzından çıkan senet olacak.
Aynısı hiç kuşkusuz Maliye Bakanı için de geçerlidir.
Maliye Bakanı yazılı, Başbakan da sözlü olarak EMEKLİLERLE DALGA MI GEÇTİ?
Hiç kuşkusuz bu ilk kez olmuyor.
Bu köşede 28 Haziran’dan sonra yaşanacaklara işareti çok açık olarak yaptım.
UBP, toplumun üzerine lambasuyu döküyor.
Düne kadar sendikal eylemlere sendikaların ancak yöneticileri katılırdı. UBP hükümeti bu kafada gitmeye devam ederse meydanlar insanları gene sığmayacak, sosyal patlama olacak... Olabilir demiyoruum, olacak...


Bu ülkenin en önemli dertlerinden biri yalanı değil doğruyu söylemenin cesaret istemesidir.
Özellikle siyasetçi, hele hele iktidar parçası siyasetçi bir ayağının üstünde bin yalan söyler.
Sonra da halkın siyasetçiye duyduğu saygı ve güvenin erzoyona uğramasının nedeni araştırılır.
Kısa bir süre önce emeklilerden vergi alınacağını yazdık. Emekli örgütleri ayağa kalktı. Hükümetin başı İrsen Küçük öz olarak “Rahat olun yok böyle bir şey” dedi. Ancak sözü daha kulaklarda yankılanırken tam tersi karar verildi.
*            *          *
Yazımı fazla ileriye taşımadan TAK Ajansı’nın 8 Haziran dağıtıma koyduğu “Başbakan Küçük, Emekliler Cemiyeti Heyetini Kabul Etti” haberini kelimesi kelimesine sizlerle paylaşmak istiyorum:
“Lefkoşa, 8 Haziran 10 (T.A.K): Başbakan İrsen Küçük, Mustafa Tolga başkanlığındaki Emekliler Cemiyeti heyetini kabul etti.
Kabulde konuşan Başbakan Küçük, ülkede var olan ekonomik sıkıntıların aşılması için arayış içinde olduklarını ve bu sorunu mutlaka çözmeleri gerektiğini ancak bunun emekliler olmayacağını belirterek “Devlete uzun yıllarını vermiş belli bir yaşa gelmiş emeklilerin konusunu gündeme getirip tartıştırmak bize yaraşmaz” dedi.
Kamu çalışanlarının emekli olduktan sonra maaşlarında büyük düşüş olduğunu, bu nedenle vergi alınmadığını belirten Küçük, “Bunu kamuoyunun bilmesinde yarar var” dedi.
Hükümeti döneminde, emeklilerin ne maaşlarından ne de ikramiyelerinden kesinti yapılmasının gündemlerinde bulunmadığını vurgulayan Başbakan Küçük, “Sizler rahat olun, dileğimiz sağlıklı, uzun yaşamanızdır” dedi.
Küçük, emeklilerin, basında bu konuda çıkan haber veya iddialardan tahrik olmamalarını istedi.
TOLGA
Emekliler Cemiyeti Başkanı Mustafa Tolga, hükümeti ve Başbakan İrsen Küçük’ü kutlayarak görevinde başarılar dileyerek başladığı konuşmasında, emekli maaş ve ikramiyelerden kesinti yapılacağı iddiaları üzerine Küçük’ün yaptığı açıklamaların 12 binin üzerindeki emeklinin yüreğine su serptiğini ifade etti.
Tolga, emeklilerle ilgili açıklamalarından dolayı teşekkür ettiği Başbakan Küçük’e temsil ettiği kesimin sorunlarını da aktardı.
Emekli maaşlarından vergi alınmıyor olmasının zaman zaman eleştiri konusu yapılmasından duydukları rahatsızlığı dile getiren Tolga, emekli maaşlarının zaten baştan kesintili olduğunu; yüzde 44’lere varan kesintiyi kapsayan bir formülle oluştuğunu, dolayısıyla “vergi” kelimesi geçmemesine rağmen emeklilerin, diğer kesimlerin ödemesi gerektiği oranın da üzerinde vergi ödediğini anlattı.
Çalışanlarla emekli maaşları arasında kıyaslamalar da yapan Tolga, maaşı 4 bin 482 TL olan bir çalışanın emekli olduktan sonra maaşının 2 bin 976 TL’ye düştüğünü örnek gösterdi. Gerek yaşları gereği çektikleri kalp, şeker, tansiyon gibi rahatsızlıklardan dolayı ortaya çıkan ciddi sağlık harcamaları, gerekse artan boşanmalar ve ortada kalan çocuklarıyla ilgili harcamalarından dolayı hayatlarını ancak idame ettirebildiklerini anlattı.
Emeklilerin yıllardır artış da almadığını anımsatan Tolga, ülkenin ciddi krizden geçtiği için tüm bunlara ses çıkarmadıklarını ve kendilerinin de bu şekilde “ciddi” fedakarlık yaptıklarını kaydetti.
Tolga ziyarette Başbakan’a cemiyetin bayrak flamasını da takdim etti.”
*             *           *
Biraz daha geriye gidelim 6 Nisan 2010’da Emekli Dernekleri temsilcileri Maliye Bakanı Ersin Tatar’ı ziyaret etti. O ziyarette basının önünde bakandan açıklama ve MLB.O.OO-57/86-10/925 sayı ve 6.4.2010 tarihli şu yazı emeklilere verildi:
“ Emekli Dernekleri Eşgüdüm Komitesi Başkanlığı
Lefkoşa
Son günlerde belirli çevrelerin yerel basın kanalıyla bilinçli olarak yaymaya çalıştıkları emekli maaşlarından ve ikramiyesinden vergi alınacağı hususunun sizleri tedirgin ettiğini öğrenmiş bulunuyorum.
Hükümetimizin böyle bir düşüncesi olmadığını ve bu yönde herhangi bir açıklama ve çalışma yapmadığı hususunda bilgilerinizi saygılarımla rica ederim.
Ersin Tatar
Maliye Bakanı.”
*               *            *
Maliye Bakanı Tatar, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde bu yazıyı emeklilere verdi. Başbakan Küçük de yerel seçim ve milletvekilliği ara seçimi öncesinde “Devlete uzun yıllarını vermiş belli bir yaşa gelmiş emeklilerin konusunu gündeme getirip tartıştırmak bize yaraşmaz. Kamu çalışanlarının emekli olduktan sonra maaşlarında büyük düşüş olması nedeniyle vergi alınmıyor. Bunu kamuoyunun bilmesinde yarar var. Hükümetim döneminde, emeklilerin ne maaşlarından ne de ikramiyelerinden kesinti yapılması gündemimizde bulunmuyor. Sizler rahat olun, dileğimiz sağlıklı, uzun yaşamanızdır” dedi.
*               *             *
Emeklilerden vergi alınırdı, alınmazdı tarışması bugün için yazımın dışındadır.
Okurlar mutlaka farkındadır, uzun zamandır siyasi ahlak üzerinde inatla duruyorum.
KKTC’nin Başbakanı olmak önemli bir şey olmalı.
O makama oturan kişi de ne konuştuğunu bilecek. Ağzından çıkan senet olacak.
Aynısı hiç kuşkusuz Maliye Bakanı için de geçerlidir.
Maliye Bakanı yazılı, Başbakan da sözlü olarak EMEKLİLERLE DALGA MI GEÇTİ?
Hiç kuşkusuz bu ilk kez olmuyor.
Bu köşede 28 Haziran’dan sonra yaşanacaklara işareti çok açık olarak yaptım.
UBP, toplumun üzerine lambasuyu döküyor.
Düne kadar sendikal eylemlere sendikaların ancak yöneticileri katılırdı. UBP hükümeti bu kafada gitmeye devam ederse meydanlar insanları gene sığmayacak, sosyal patlama olacak... Olabilir demiyoruum, olacak...

Günün sözü:
Sabrı taşıran bedeline hazır olacak
Abdest alan donuna, namaz kılan canına / 09.09.2010 / Hasan Hastürer
Çakıcı’yı yargısız infaz etmem... / 08.09.2010 / Hasan Hastürer
Siyasetten yoksun siyaseti, izlemek... / 07.09.2010 / Hasan Hastürer
Ayinesi iştir Suat Hoca’nın... / 06.09.2010 / Hasan Hastürer
Lurucina’dan Akıncılar’a hüzünlü yolculuk sürerken.... / 04.09.2010 / Hasan Hastürer
Hem gurur duydum, hem de üzüldüm / 04.09.2010 / Hasan Hastürer
Yaşama sahip çıkmak nedir? / 03.09.2010 / Hasan Hastürer
Küçük ama anlamlı adımlar (*) / 02.09.2010 / Hasan Hastürer
On iki ay ve her yerde turizm... / 01.09.2010 / Hasan Hastürer
Hem sağlık ve hem cep için tehdit... / 31.08.2010 / Hasan Hastürer
Tavuk etinin de tadı tuzu kalmadı... / 30.08.2010 / Hasan Hastürer
Altmış dokuz yaşında deli dolu bir yürek... / 29.08.2010 / Hasan Hastürer
“Bu mahcubiyet bitmeli..” / 27.08.2010 / Hasan Hastürer
Yazıklar olsun bunlara!!! / 26.08.2010 / Hasan Hastürer
Bekara eş boşamak kolaydır... / 24.08.2010 / Hasan Hastürer
Bu gidişatın sonu üniversitelerimizin cenaze namazıdır... / 23.08.2010 / Hasan Hastürer
Bir bilenle konuşmanın farkı... / 22.08.2010 / Hasan Hastürer
Dünya standardında banka olmak... / 21.08.2010 / Hasan Hastürer
Yanarım yanarım, neye yanarım bilir misiniz? / 20.08.2010 / Hasan Hastürer
İddaa, gözünü KKTC’ye dikmişken... / 19.08.2010 / Hasan Hastürer
Utanma duygusu insana mahsustur / 17.08.2010 / Hasan Hastürer
Aralık, kapının ardında... / 17.08.2010 / Hasan Hastürer
“Denktaş Bey’den sonra halimiz ortada...” / 16.08.2010 / Hasan Hastürer
Bağışıklık kazanmak büyük tehlike... / 15.08.2010 / Hasan Hastürer
Mehmet Tancer, bu rezilliği zor kaldırır diye düşünüyorum... / 14.08.2010 / Hasan Hastürer
Genel istek üzerine “Politikanın Fahişeleri” / 13.08.2010 / Hasan Hastürer
Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın penceresinde... / 12.08.2010 / Hasan Hastürer
Eğer KKTC Hukuk Devletiyse... / 11.08.2010 / Hasan Hastürer
Son sözü yargı söyleme noktasına yürünürken... / 10.08.2010 / Hasan Hastürer
Düşmanlık ezeli ve ebedi olmamalı... / 09.08.2010 / Hasan Hastürer
Google